Sınav, sunum, mülakat ya da kişinin kendisini göstermek zorunda hissettiği durumlar belli ölçüde kaygı yaratabilir. Ancak performansa verilen önem arttıkça, kişi yalnızca yapacağı işe değil, ortaya çıkacak sonucun ne anlama geleceğine de odaklanmaya başlayabilir. “Ya yapamazsam?”, “Ya bildiklerimi unutursam?” ya da “Beklentiyi karşılayamazsam?” gibi düşünceler performans öncesinde ve sırasında daha yoğun hale gelebilir.
Bazen kişi yeterince hazırlanmış olsa bile kaygı nedeniyle dikkatini toplamakta, bildiklerini hatırlamakta ya da kendisini istediği gibi ifade etmekte zorlanabilir. Kalp çarpıntısı, gerginlik, zihnin boşalmış gibi hissedilmesi veya hata yapmaktan kaçınmaya çalışırken daha fazla zorlanmak da bu sürece eşlik edebilir. Bu deneyimler tekrarlandıkça, kişinin bir sonraki performans durumuna yönelik kaygısı da artabilir.
Performans kaygısında yalnızca sonuç değil, kişinin kendisinden beklentileri de önemli olabilir. Başarıyı kendi yeterliliğinin bir göstergesi olarak görmek, hata yapmaya fazla anlam yüklemek ya da başkalarının değerlendirmelerine yoğun biçimde odaklanmak baskıyı artırabilir. Böyle durumlarda kişi yaptığı hazırlığa güvenmekte zorlanabilir ve kendisini ancak kusursuz bir performans gösterdiğinde yeterli hissedebilir.
Psikoterapi sürecinde performans öncesinde ve sırasında ortaya çıkan düşünceler, kişinin kendisinden beklentileri, hata yapmaya verdiği anlam ve kaygıyla baş etme biçimleri ele alınabilir. Süreç, performansın yalnızca sonuç üzerinden değerlendirilmediği, kişinin kendi yeterliliğine daha dengeli yaklaşabildiği ve kaygı karşısında daha işlevsel yollar geliştirebildiği bir çerçevede ilerler.