Stres, yaşamın doğal bir parçasıdır ve bazı dönemlerde kişiyi harekete geçiren bir işlev de görebilir. Ancak sorumluluklar, beklentiler ve zihinsel yük uzun süre devam ettiğinde kişi kendisini sürekli bir şeyleri yetiştirmeye, çözmeye ya da kontrol altında tutmaya çalışırken bulabilir. Zaman içinde bu yoğunluk hem zihinsel hem de duygusal olarak yorucu hale gelebilir.
Tükenmişlik yalnızca fiziksel yorgunlukla sınırlı değildir. Kişi eskiden daha kolay sürdürdüğü şeylerde zorlanabilir, motivasyonunda azalma yaşayabilir, daha çabuk gerilebilir ya da yaptığı şeylerle arasındaki bağın zayıfladığını hissedebilir. Günlük yaşam devam ediyor olsa bile kişinin içsel olarak kendisini uzun süredir zorlanıyormuş gibi hissetmesi mümkündür.
Bazı durumlarda kişinin kendisinden sürekli üretken, güçlü veya her şeyi kontrol altında tutan biri olmasını beklemesi bu yükü artırabilir. Sorumlulukları azaltmak, yardım istemek, kendi sınırlarını fark etmek ya da bazı beklentileri yeniden değerlendirmek zor gelebilir. Böylece kişi uzun süre kendi kapasitesinin üzerinde devam eden bir düzenin içinde kalabilir.
Psikoterapi sürecinde stresin hangi alanlarda yoğunlaştığı, kişinin kendisinden ve yaşamından beklentileri, sorumluluklarla kurduğu ilişki ve zorlanmasına rağmen devam etmesine neden olan örüntüler ele alınabilir. Amaç, kişinin yaşadığı yükü daha iyi anlaması, sınırlarını fark edebilmesi ve sorumluluklarıyla daha dengeli bir ilişki kurabilmesidir.