Bazı dönemlerde duygular daha yoğun, daha karmaşık ya da baş edilmesi zor bir hale gelebilir. Kişi ne hissettiğini anlamakta zorlanabilir, duygularını ifade etmekten kaçınabilir ya da yaşadığı duygunun bir an önce geçmesini isteyebilir. Özellikle birden fazla duygunun aynı anda yaşandığı dönemlerde, iç dünyayı anlamlandırmak daha da güçleşebilir.
Duygularla baş etmeye çalışırken kişi bazen onları bastırabilir, görmezden gelebilir ya da dikkatini başka şeylere yönelterek uzaklaşmaya çalışabilir. Bu yollar kısa vadede rahatlatıcı olabilir; ancak duyguların neye işaret ettiğini anlamayı zorlaştırabilir. Kimi zaman da kişi hissettiği duygudan çok, o duyguyu hissettiği için kendisini eleştirmeye başlayabilir.
Duygusal zorlanmalar yalnızca yoğun üzüntü ya da kaygı şeklinde görülmez. Öfke, suçluluk, utanç, kırgınlık, yalnızlık ya da ne hissedildiğinin tam olarak tarif edilememesi de kişinin günlük yaşamını etkileyebilir. Önemli olan duyguyu “doğru” ya da “yanlış” olarak değerlendirmekten çok, hangi durumlarda ortaya çıktığını ve kişi için ne anlam taşıdığını anlayabilmektir.
Psikoterapi sürecinde duyguların nasıl yaşandığı, ifade edildiği ve hangi durumlarda daha zorlayıcı hale geldiği ele alınabilir. Süreç, kişinin duygularını daha iyi tanımasına, onlara karşı daha anlayışlı bir yaklaşım geliştirmesine ve zorlayıcı duygularla baş ederken daha işlevsel yollar oluşturmasına yardımcı olabilir.